Antalya Ticaret Borsası’nın (ATB) aralık ayı meclis toplantısı, Meclis Başkanı Erdoğan Ekinci’nin yönetiminde gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan ATB Başkanvekili Halil Bülbül, 2026 yılı bütçesinde tarım için ayrılan kaynağın yüzde 25,8 artarak 880 milyar liraya yükseldiğini hatırlattı. Bu tutarın 168 milyar lirasının tarımsal destek programlarına yönlendirildiğini belirten Bülbül, tarımsal desteklerin millî gelire oranının yüzde 0,9 ile yasal hedef olan yüzde 1’in gerisinde kaldığını dile getirdi. Bülbül, bütçe görüşmeleri ve ek ödeneklerle bu payın artırılmasının tarım sektörü için olumlu olacağını söyledi.
ANTALYA EKONOMİSİ ÜLKE ORTALAMASININ ALTINDA
Antalya’nın ekonomik hareketliliğinin Türkiye ortalamasının gerisinde olduğunu ifade eden Bülbül, turizmdeki yoğunluğun kent ekonomisine yeterli katma değer yaratamadığını belirtti. Ticaret hacminde de ülke ile Antalya arasındaki farkın büyüdüğüne dikkat çeken Bülbül, yılın ilk 10 ayında Türkiye’de çekle işlem hacmi yüzde 25 artarken Antalya’da yalnızca yüzde 5’lik artış görüldüğünü, bunun da reel küçülmeye işaret ettiğini aktardı.
KENTTE KREDİ KULLANIMI ARTIYOR
Antalya’da kredi kullanımının ülke ortalamasının üzerinde olduğunu söyleyen Bülbül, bunun hem finansman ihtiyacının yüksek olmasından hem de Antalya iş dünyasının borç ödeme disiplininden kaynaklandığını belirtti. Bülbül, protestolu senetler ve karşılıksız çeklerdeki artış oranlarının da bu tabloyu desteklediğini söyledi.
TARIMSAL GİRDİ MALİYETLERİ ZİRVEDE
Bülbül, Eylül ayındaki yıllık artışlara dikkat çekerek tohumda yüzde 33, enerjide yüzde 24, gübrede yüzde 51, veteriner hizmetlerinde yüzde 56 ve yem maliyetinde yüzde 38’lik yükselişin çiftçinin üzerindeki baskıyı ağırlaştırdığını vurgulayarak, bu oranların 2022’den sonraki en yüksek seviyelerde olduğunun altını çizdi.
İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ ÜRETİMİ ZORLUYOR
İklim değişikliğinin tarımsal üretime etkilerinin giderek arttığını kaydeden Bülbül, maliyet ve finansman zorluklarına ek olarak doğal afetlerin sektörü kırılgan hale getirdiğini belirtti. Tarımın millî gelirdeki payının gerilemesinin gıda fiyatlarındaki artışı tetiklediğini söyleyen Bülbül, tarımın stratejik önemine dikkat çekti.
ANALİZ ÜCRETLERİ İHRACATÇIYI ZORLUYOR
Sektör temsilcilerinin, ihracatta analiz ücretlerinin kilogram başına 1 TL’ye yakın ek maliyet oluşturduğunu ve bu bedelin artık en ciddi gider kalemlerinden biri haline geldiğini aktardığını dile getiren Bülbül, ücretlerin yeniden düzenlenmesi gerektiğini ifade etti.
SONDAJ VE SU SORUNU DERİNLEŞİYOR
Bülbül, Korkuteli ve Elmalı başta olmak üzere birçok bölgede suya erişim sorunlarının arttığını, sondaj kuyularının çoğalmasının da olumsuz etkiler yarattığını anlattı. Zeytin rekoltesindeki düşüş, şap hastalığının etkileri, yem maliyetlerinin süt fiyatlarını baskılaması ve küresel ekonomideki durgunluğun kesme çiçek sektörünü zorladığını belirten Bülbül, şöyle konuştu:
“Korkuteli ve Elmalı başta olmak üzere suya erişimde yaşanan sıkıntılar ve artan sondaj kuyularının etkileri, zeytin rekoltesindeki düşüş ve şap hastalığının olumsuz etkileri değerlendirilmiştir. Süt fiyatlarının yem maliyetlerindeki artışın gerisinde kalmasının, et–süt dengesi üzerindeki baskıyı artırdığı dile getirilmiştir. Kesme çiçekte ise küresel ekonomik daralmanın talebi olumsuz etkilediği ifade edilmiştir.”