NEŞİDE ŞAHİN
Yeni bir yıl kapıda. Takvim yaprakları yine sessiz sedasız düşüyor. Kimimiz farkında, kimimiz değil. Ama her sene olduğu gibi bu günlerde aynı cümle dökülüyor dilimizden: “Yeni yıl sağlık, mutluluk, huzur getirsin.” Kısa bir cümle ama aslında koca bir hayat sığdırıyoruz içine.
Şimdi şöyle bir durup düşünelim. Geride kalan yıl bize ne verdi, ne götürdü? Kimimiz sevdiklerini kaybetti, kimimiz yeni sevdalara yelken açtı. Kimi iş buldu, kimi işini kaybetti. Kimi ev aldı, kimi evden oldu. Hayat işte… Kime ne zaman ne getireceği belli olmuyor. Ama bildiğimiz bir şey var: Her şeye rağmen sabah uyanıyoruz, çayımızı koyuyoruz, ekmeğimizi bölüyoruz, yolumuza bakıyoruz.
Yeni yıl deyince herkes büyük büyük hayaller kuruyor. Daha çok para, daha iyi iş, daha büyük ev, daha güzel araba… İyi de, sağlığın yoksa neye yarar? Sabah kalkıp “oh be, bugün de ayaktayım” diyemiyorsan, dünyanın malı mülkü bir yana, insanın içi boş kalıyor. O yüzden boşuna dememişler; önce sağlık. Gerisi bir şekilde geliyor, ya da gelmese de idare ediliyor.
Bir de mutluluk meselesi var. Mutluluğu hep büyük şeylerde arıyoruz. Oysa bazen bir telefon, bazen sıcak bir çorba, bazen “iyi misin?” diye soran bir ses yetiyor. Yeni yılda belki de en çok buna ihtiyacımız var. Biraz daha anlayışa, biraz daha gülmeye, biraz daha sabretmeye… Trafikte korna çalmadan beklemeye, sırada öne geçmemeye, komşunun çöpüne laf etmemeye mesela. Küçük şeyler ama hayatı güzelleştiren şeyler bunlar.
Huzur desen, o zaten hepsinin başı. İnsanın içi rahat değilse, gece yastığa başını koyduğunda düşüncelerden uyuyamıyorsa, sabah gözünü yorgun açıyorsa, orada bir eksik var demektir. Yeni yıl belki de bize şunu hatırlatsın: Her şeye yetişmek zorunda değiliz. Herkesi memnun etmek zorunda da değiliz. Bazen “yok” demek, bazen durmak, bazen susmak da huzurdur.
Bu yeni yıldan mucizeler beklemeyelim. Bir gecede her şey düzelmez, biliyoruz. Ama belki biraz daha iyi olur. Belki biraz daha az üzülürüz. Belki biraz daha çok sarılırız sevdiklerimize. Belki kırdığımız kalpleri onarırız. Olmadı, en azından yenisini kırmamaya çalışırız.
Yeni yıl sofralarında edilen dualar, kaldırılan kadehler, kesilen pastalar… Hepsi bir umut aslında. “Daha iyisi olsun” demek. Olmasa bile denemek. Umut da insana yakışıyor. Umudu olan insan ayakta kalıyor.
Velhasıl kelam, yeni yıl hepimize sağlık getirsin. Hastane kapılarından uzak, doktor yüzünü az gördüğümüz bir yıl olsun. Mutluluk getirsin; gülmeyi unutmadığımız, küçük şeylerle sevinebildiğimiz bir yıl olsun. Huzur getirsin; içimizin rahat, vicdanımızın sessiz olduğu günler çoğalsın.
Yeni yılınız kutlu olsun. Az kavga, bol muhabbet; az dert, çok şükür olsun. Herkese gönlünce bir yıl diliyorum.