NEŞİDE ŞAHİN
Asgari ücret yetmiyor. Bu cümleyi artık herkes söylüyor. Söylemeyen yok. Çünkü hayat pahalı. Çünkü maaş ayın ortasında bitiyor. Çünkü pazara çıkan eli boş dönüyor.
Sabah kalkıyoruz. Çay demliyoruz. Ekmek alıyoruz. Daha gün başlamadan para gidiyor. Faturalar kapıda. Elektrik, su, doğalgaz. Hepsi sıraya girmiş. Maaş gelmeden maaş bitmiş oluyor.
Pazara çıkıyorsun. Domatesin yanına yaklaşamıyorsun. Salatalık tane ile alınır oldu. Patates, soğan eskiden fakirin yemeğiydi. Şimdi onlar da cep yakıyor. “Bir kilo yeter” diyorsun. Satıcı bile utanıyor tartarken. File dolmuyor, gözler doluyor.
Meyve desen lüks. Çocuk istiyor. Elma alıyorsun, tane tane. Muz alacaksan düşünüyorsun. “Bu hafta olmasın” diyorsun. Çocuğa anlatmak zor. O fiyat bilmiyor. O açlık bilmiyor. O sadece istiyor.
Kasaba giriyorsun. Bakıp çıkıyorsun. Kıyma hayal. Tavuk bile pahalı geliyor artık. Eskiden “eti haftada bir yeriz” denirdi. Şimdi ayda bir zor. Protein lafı televizyonda güzel. Mutfakta karşılığı yok.
Asgari ücretle geçinmek zor. Hatta geçinmek değil bu. Ayakta kalmaya çalışmak. Kira desen ayrı dert. Ev sahibi arıyor. Zam istiyor. “Ben de zor durumdayım” diyor. Kiracı da zor. Ama kimse kimseyi duymuyor.
Ulaşım pahalı. Çocuğu okula gönderiyorsun. Servis ayrı, harçlık ayrı. Defter, kalem bile hesap işi oldu. Eskiden okul masrafı denince kitap gelirdi akla. Şimdi her şey para.
İnsan utanıyor bazen. Markete girerken utanıyor. Kasada hesap yapıyor. “Bunu bırakayım” diyor. Poşetten bir şey çıkarıyor. Kasiyer bakıyor. Alışmış artık. Her gün aynı şey.
Asgari ücret kağıt üstünde artıyor. Ama hayat daha hızlı koşuyor. Maaş geriden geliyor. Enflasyon lafını herkes öğrendi. Çünkü cebinde hissediyor. Televizyonda anlatılanla mutfaktaki aynı değil.
Kimse lüks istemiyor. Kimse zengin olayım demiyor. İnsan gibi yaşamak istiyor. Ay sonunu düşünmeden pazara çıkmak istiyor. Çocuğuna “olmaz” dememek istiyor. Bu çok mu?
Bu ülkede çalışan çok. Alın teri var. Sabahın köründe yola çıkan var. Akşam geç dönen var. Ama karşılığı yok. Asgari ücret yetmiyor. Bu kadar basit.
Yetmediği için borç var. Kredi kartı var. Taksit var. Bir karttan öbürüne dönen var. Borç borçla kapanıyor. Rahat uyku yok.
Bu bir şikâyet yazısı değil sadece. Bu bir hayat yazısı. Sokağın yazısı. Pazarın yazısı. Mutfağın yazısı. Herkesin bildiği ama yüksek sesle söylenmesi gereken gerçek.
Asgari ücret yetmiyor. Pazarda belli. Markette belli. Evde belli. Bunu görmek için rakam bilmeye gerek yok. Bir kez alışveriş yapmak yeter.
İnsanlar çok şey istemiyor. Sadece nefes almak istiyor. Bu kadar.