NEŞİDE ŞAHİN
Plastik poşet ilk çıktığında bedavaydı. Markette kasaya gelirdin, ne aldıysan koyarlardı poşete. Kimse saymazdı. Sonra 2019’da “25 kuruş” dediler. O zaman da “Ne olacak canım, 25 kuruş” dedik. Ama işte mesele tam da burada başlıyor. Çünkü bugün 25 kuruş gitti, yarın 50 kuruş, bugün 1 lira… Ve hâlâ aynı cümleyi kuranlar var: “Bir liradan ne olur?” Olur.
1 Ocak 2026’dan itibaren plastik poşet 1 lira. Tek poşet. Küçük, ince, iki adım sonra yırtılan poşet. Şimdi yine deniyor ki “1 lira az para.” Değil. Vallahi değil, billahi değil.
Bakın mesele sadece 1 lira değil. Mesele her alışverişte 1 lira. Haftada üç kez markete giden biri için ayda kaç lira yapıyor, bir hesaplayın. Evin kalabalıksa, alışveriş çoksa, poşet de çok oluyor. Sebze ayrı, meyve ayrı, deterjan ağır, ekmek ıslanmasın… Bir bakmışsın kasada poşet parası alışveriş fişinde göze batıyor.
“Bez çanta kullan” diyorlar. Tamam, kullanalım. Zaten çoğu insan da kullanıyor. Ama insanız biz, unuturuz. İşten çıkmışsın, aklında bin tane dert, markete uğramışsın. Bez çanta evde kalmış. Ne yapacaksın? Mecburen poşet alacaksın. İşte o an o 1 lira az gelmiyor insana.
Bir de şu var: 1 lira bugün 1 lira. Yarın ne olacak? Dün 25 kuruştu, bugün 1 lira. Kim garanti verebilir “burada kalır” diye? O yüzden insanlar tedirgin. Çünkü bu ülkede “küçük artış” diye başlayan şeyler, bir bakıyorsun alışkanlık olmuş.
Çevreyi koruyalım, tamam. Plastik azalsın, tamam. Buna kimse karşı değil. Ama yük yine vatandaşa binince, insan ister istemez söyleniyor. Çevre bilinci cepten başlıyor sanki. Büyük şirketler tonlarca plastik kullanırken ses yok, ama marketteki poşetin hesabı vatandaşa kesiliyor.
“Bir lira ne ki?” diyenlere şunu sormak lazım: Madem az, neden herkes bu kadar konuşuyor? Demek ki az değil. Hele ki bugün, her şeyin fiyatı ortadayken, insanlar alışveriş listesinden bir şey silmek zorunda kalıyorken, 1 lira gerçekten 1 lira.
Sonuç olarak şunu kabul edelim: Plastik poşet 1 lira oldu. Alışacağız mı? Alışacağız. Ama bu, “1 lira az para” demek değil. Değil işte. Her seferinde, her kasada, her poşette o 1 lira hatırlatıyor kendini.
Kısacası; 1 lira küçük görünür ama birikir. Poşet poşet gider. Ve günün sonunda kimseye “az” gelmez.