NEŞİDE ŞAHİN
20 Aralık, Uluslararası İnsani Dayanışma Günü olarak kabul edilmektedir. Bu gün, 2005 yılında Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından, dünyada fakirlikle mücadele edilmesi amacıyla ilan edilmiştir. Aslında bu karar, uzun süredir devam eden bir küresel farkındalık arayışının sonucudur. Birleşmiş Milletler, 1997 ile 2006 yılları arasını fakirliğin yok edilmesi için “Birleşmiş Milletler İlk On Yılı” olarak yürütmüş ve bu sürecin temel metinlerinden biri olan 60/209 sayılı kararname ile dayanışmanın önemini açıkça vurgulamıştır.
Söz konusu kararnamede, ülke liderleri ve devletlerin, dayanışmayı 21. yüzyılda uluslararası ilişkiler dâhilinde temel değerlerden biri olarak resmen tanıdığı belirtilmektedir. Bu anlayış doğrultusunda 20 Aralık günü, Dünya İnsanlık Dayanışması Günü olarak ilan edilmiştir. Bu karar, dayanışmanın sadece ahlaki bir tutum değil, aynı zamanda küresel bir sorumluluk olduğunu ortaya koymaktadır.
Dayanışma, çoğu zaman yalnızca maddi yardımlarla sınırlıymış gibi algılanır. Oysa dayanışma, bundan çok daha geniş bir anlam taşır. Dayanışma, başka insanların yaşadığı zorlukları görmek ve anlamaya çalışmaktır. Açlıkla, yoksullukla, işsizlikle ve eşitsizlikle mücadele eden insanlara kayıtsız kalmamaktır. Bazen bir paylaşım, bazen bir destek sözü, bazen de sadece dinlemek bile dayanışmanın bir parçasıdır.
Günümüzde dünyada milyonlarca insan temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanmaktadır. Temiz suya ulaşamayan, eğitimden mahrum kalan, sağlık hizmeti alamayan çok sayıda insan vardır. Bu durum sadece istatistiklerden ibaret değildir. Her rakamın arkasında gerçek hayatlar ve gerçek hikâyeler bulunmaktadır. Uluslararası İnsani Dayanışma Günü, bu gerçekleri hatırlamak ve unutmamak için önemli bir fırsattır.
Bu özel gün, dayanışmanın sadece devletler düzeyinde değil, bireyler arasında da gerekli olduğunu hatırlatır. Mahallede, okulda, iş yerinde ve günlük hayatın her alanında dayanışmaya ihtiyaç vardır. Küçük bir iyilik, basit bir yardım ya da samimi bir ilgi bile bir başkasının hayatında büyük bir fark yaratabilir.
20 Aralık, takvimde sıradan bir gün değildir. Bu gün, insanlığın ortak değerlerini yeniden düşünmeye davet eder. Yoksullukla mücadelenin ancak birlikte hareket edildiğinde mümkün olabileceğini gösterir. Kimseyi geride bırakmayan bir dünya için dayanışmanın vazgeçilmez olduğunu hatırlatır. İnsanlık için daha adil ve daha umutlu bir gelecek, ancak dayanışma ruhunun güçlenmesiyle mümkün olacaktır.