NEŞİDE ŞAHİN
Dünya, bugün nefesini tutmuş durumda. Mısır’ın güneyindeki o sıcak, deniz kokulu şehir Şarm eş-Şeyh, bugün umutla anılıyor. Çünkü burada, Gazze Şeridi’nde aylardır süren kanlı savaşın son bulması için belki de tarihî bir adım atılacak.
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ile Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump’ın eş başkanlığında düzenlenen "Şarm eş-Şeyh Barış Zirvesi", sadece bir diplomasi toplantısı değil; milyonlarca insanın duasının, gözyaşının, umudunun buluştuğu bir zirve.
20’den fazla ülke liderinin katıldığı bu dev buluşma, artık barışın sadece kelimelerde değil, fiilen hayata geçmesi için yeni bir sayfa açmayı hedefliyor.
Gazze… Bir zamanlar çocuk seslerinin yankılandığı, deniz kıyısında hayatın sade ama güzel aktığı bir yerdi. Şimdi o seslerin yerini sirenler, enkaz sesleri, acı dolu çığlıklar aldı. Aylardır süren savaşta masumlar yaşamını yitiriyor; aileler parçalanıyor, şehirler yıkılıyor. Ama bugün, o kara bulutların arasından küçük bir ışık sızıyor. Bu zirve, belki de o ışığın büyüyüp tüm bölgeyi aydınlatmasının ilk adımı olacak.
Zirveye sadece büyük devletlerin liderleri değil, aynı zamanda bölge ülkelerinden, Avrupa’dan, Afrika’dan, Asya’dan da temsilciler katılıyor. Kısacası herkesin ortak dileği aynı: Artık çocuklar ölmesin. Artık füzeler değil, umutlar uçsun gökyüzüne.
Cumhurbaşkanı Sisi’nin “Orta Doğu’da istikrar için yeni bir sayfa açma zamanı” sözleri, aslında herkesin yüreğine dokundu. ABD Başkanı Trump’ın da bu kez barış için masada olması, diplomaside yeni bir dönemin habercisi olarak görülüyor.
Evet, dünya geçmişte de birçok kez “barış” dedi, ama savaşlar durmadı. Bu kez farklı mı olacak? İşte bunu zaman gösterecek. Ama şu kesin: Mısır’daki bu zirve, barışın yeniden konuşulmaya başlandığı bir dönüm noktası.
Elbette Türkiye de bu süreci yakından takip ediyor. Çünkü Filistin meselesi, sadece bir coğrafya değil, bir vicdan meselesi. Türkiye’de kahvehanelerde, evlerde, okullarda herkesin gündemi yine Gazze. “Acaba bu sefer olur mu?” sorusu dillerde dolaşıyor. Sokaktaki vatandaş, artık yıkımdan değil, barıştan bahsetmek istiyor. Gazze’deki annelerin, babaların, çocukların gözlerinde bir nebze huzur görmek istiyor.
Belki bu zirve, tüm sorunları bir günde çözmeyecek. Ama şunu unutmamak gerek: Her barış, bir cesaretle başlar. Bugün Şarm eş-Şeyh’te toplanan liderler, savaşın değil, barışın tarafında olmayı seçti. Bu bile, dünyanın en çok ihtiyaç duyduğu şey: Umut.
Ve belki bir gün, Gazze’nin çocukları yeniden deniz kıyısında top oynayacak. Belki anneler korkusuzca pazara gidecek, babalar çocuklarına yeni umutlar anlatacak. İşte o gün geldiğinde, tarih bugün atılan adımı “barışın başlangıcı” diye yazacak.
Bugün Şarm eş-Şeyh’te sadece bir zirve yok; insanlığın vicdanı masada. Liderler ellerini taşın altına koyarsa, belki de bu sefer gerçekten “ateşkes” değil, barış kelimesi kalıcı olur. Ve bizler, yıllar sonra bu günü hatırlayıp, “İşte orada başlamıştı umut yeniden…” diyebiliriz.