NEŞİDE ŞAHİN
Şöyle bir dönüp bakınca, sanki herkes biraz yorgun, biraz kırgın... Haberleri açıyoruz; kavga, gürültü, kriz… Sokağa çıkıyoruz; yüzler asık, omuzlar düşük. Kahvede oturan da, otobüste camdan dışarı bakan da, markette sıra bekleyen de aynı dertten muzdarip: Hayat ağır gelmiş. Oysa belki de hepimizin ihtiyacı olan şey, minicik bir mutluluk kırıntısı.
Mutluluk dediğin öyle devasa bir şey değil aslında. Kimse kucağımıza piyango vurmasını beklemiyor. Bazen sabah uyandığında demlenmiş çayın kokusudur mutluluk. Bazen de otobüste ayakta kalacağını sanırken birinin yer verişi. Bir selam, bir gülümseme, bir “kolay gelsin” cümlesi… Hayatı taşıyan şey işte bunlar.
Eskiler boşuna dememiş: “Paylaşılan ekmek büyür.” Biz de mutluluğu büyütebiliriz. Komşunun kapısını çalıp iki dilim kek bırakmak, yıllardır aramadığın arkadaşına “Nasılsın?” diye mesaj atmak, sokaktaki çocuğa bir çikolata vermek… Küçük şeyler ama kalpte büyük yer eder.
Bugünlerde herkes kendi derdine gömülmüş gibi görünüyor. Ama unutmayalım ki insan insana şifadır. Biraz tebessüm, biraz muhabbet, biraz da “yanındayım” demek, ilaçtan daha etkili gelir çoğu zaman. Hani derler ya “mutluluk bulaşıcıdır” diye; doğru vallahi. Birinin gözündeki parıltı, yanındakinin de içini ısıtır.
Belki çok şey değiştiremeyiz. Krizleri biz çözmeyeceğiz, dünyanın yükünü biz hafifletmeyeceğiz. Ama kendi sokağımıza, kendi evimize, kendi yüreğimize iyi gelebiliriz. Önce kendimize iyi bakalım; sonra yanımızdakine. Çiçeği sulamak, kediyi sevmek, kapının önünü süpürmek bile insana “Ben yaşıyorum” dedirtir.
Şimdi sana soruyorum: En son ne zaman gerçekten kahkaha attın? Hani öyle karnın ağrıyana kadar, gözünden yaş gelene kadar… Hatırlamıyorsan, işte tam sırası. Ara sevdiklerini, aç radyoyu, şarkı söyle, çocuk gibi şakalaş. Çünkü hayat zaten yeterince ciddi, biz biraz da oyunu hak ediyoruz.
Köşemi bitirirken şunu söylemek isterim: Mutluluk öyle uzaklarda, erişilmez diyarlarda değil. Tam yanı başımızda, gündelik hayatın içindedir. Biraz dikkat edersek görürüz, biraz cömert olursak çoğalır. Gelin, bugün birbirimize bir gülümseme borçlu çıkalım.
Biraz mutluluk hepimize iyi gelecek.