beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort
NEŞİDE ŞAHİN
  29-10-2025 10:26:00

Yaşasın Cumhuriyet!

Bugün meydanlar dolup taşıyor, evlerin balkonlarında al bayraklar dalgalanıyor, çocukların yüzünde kocaman bir gülümseme var. Her sene olduğu gibi yine içimiz kıpır kıpır, yüreğimiz gururla dolu. Çünkü bugün 29 Ekim! Bugün bu toprakların en kutlu günü, Cumhuriyetimizin doğum günü!

Sabahın erken saatlerinde sokaklara çıktım. Her yer kırmızı beyaz... Minicik bir çocuğun elinde bayrak, yanında dedesiyle yürüyor. Dede anlatıyor, “Evladım, biz bu günleri kolay görmedik. Cumhuriyet demek özgürlük demek, eşitlik demek, umut demek.” Çocuğun gözleri parlıyor; anlamasa da hissediyor. O sevincin içinde, o bayrağın dalgalanışında başka bir şey var: Atatürk’ün bize emanet ettiği Cumhuriyet’in gururu.

Düşünsenize, bir asır önce bu topraklarda savaşın, yoksulluğun, yıkımın hüküm sürdüğü günler vardı. Ama o karanlık günlerin içinden Mustafa Kemal Atatürk çıktı. “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir,” dedi. Yani, “Bu ülke artık halkın olacak!” dedi.

Ve işte o gün, 29 Ekim 1923’te, sadece bir yönetim şekli değişmedi; bir milletin kaderi değişti. Kadınlar sesini duyurdu, gençler söz hakkı kazandı, çocuklar umutla büyümeye başladı.

Cumhuriyet, bir yönetim biçiminden çok daha fazlasıydı: Bir dirilişin, bir yeniden var oluşun adıydı.

Bugün Anadolu’nun dört bir yanında aynı heyecan var. Erzurum’da davullar çalıyor, İzmir’de deniz kenarında gençler marşlar söylüyor, İstanbul Boğazı’nda gemiler sirenleriyle Cumhuriyet’i selamlıyor. Köy okullarında öğretmenler çocuklarıyla kortej yürüyüşüne çıkıyor. Herkesin elinde bir bayrak, dilinde bir marş var.

“Yaşa Mustafa Kemal Paşa, yaşa!” diyor herkes. Çünkü o yaşam demek, o umut demek.

Bir nineyle sohbet ettim bugün. Gözleri dolu dolu anlattı:

“Evladım, ben Cumhuriyet’in ilk yıllarında doğdum. Okula gidebildim, okuyabildim, öğretmen oldum. Eğer Cumhuriyet olmasaydı, belki de bir köyde sessizce yaşayıp gidecektim. Ama Cumhuriyet bana ışık oldu.”

İşte o ışık bugün hepimizin yüzünde parlıyor.

Belki sadece bir gün gibi görünüyor ama Cumhuriyet Bayramı aslında 365 günün anlamı. Çünkü Cumhuriyet, sadece 29 Ekim’de hatırlanacak bir tarih değil; her nefeste yaşanması gereken bir değer.

Bir çocuğun okula gidebilmesinde, bir gencin hayal kurabilmesinde, bir kadının çalışabilmesinde, bir işçinin emeğinin karşılığını alabilmesinde gizli Cumhuriyet.

Bugün coşkuyla yürürken bir şeyi düşündüm: Atatürk bize sadece bir ülke bırakmadı, kendi ayakları üzerinde durabilen bir millet bıraktı. Onun “Benim en büyük eserim Cumhuriyettir” sözü boşuna değil. Çünkü Cumhuriyet, bir sanat eseri gibi, her gün yeniden inşa edilmesi gereken bir emek işi.

Akşam olunca meydanlar ışıl ışıl oluyor. Havai fişekler gökyüzünü süslerken, çocuklar ellerinde fenerlerle koşuyor. Herkesin dilinde aynı şarkı, aynı sevda… Cumhuriyet!

O an içimden bir dua geçiyor… “Ne mutlu bize ki, bu ülkenin çocuklarıyız. Ne mutlu ki, Cumhuriyet’in evlatlarıyız.”

Atatürk’ün dediği gibi: “Cumhuriyeti biz kurduk, onu yaşatacak sizlersiniz.”

İşte bizim görevimiz de bu: Cumhuriyet’in kıymetini bilmek, onu yaşatmak, onu daha ileriye taşımak.
Çünkü Cumhuriyet, sadece geçmişin mirası değil; geleceğin güvencesidir.

Yaşasın 29 Ekim! Yaşasın Cumhuriyet! Yaşasın Mustafa Kemal Atatürk!

  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
Tüm Anketler
Sizce Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığını hangi parti adayı alır?
BİZİ TAKİP EDİN
  • HABER ARŞİVİ
    YUKARI