beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort
NEŞİDE ŞAHİN
  17-12-2025 08:10:00

Yerli Malı Haftası

Yerli Malı Haftası yine geldi çattı. Okulların panoları süslendi, çocukların çantalarına evden getirilen elmalar, cevizler, kekler dolduruldu. Kimi anneler geceden sarma yaptı, kimi babalar “bizim köyün üzümü” diye gururla poşeti uzattı. Aslında bu hafta sadece okullarda kutlanan bir etkinlik değil; biraz durup düşünmemiz gereken, bizi bize hatırlatan bir zaman dilimi.

Eskiden Yerli Malı Haftası denince insanın aklına yokluk yılları gelirdi. Dedelerimiz, ninelerimiz anlatırdı: “Her şey zor bulunurdu ama eldekiyle yetinmesini bilirdik” derlerdi. Yerli malı demek, kendi toprağında yetişeni yemek, kendi insanının ürettiğini kullanmak demekti. Bugün raflar dolu, seçenek çok, dünya küçücük oldu ama bu bolluğun içinde asıl olanı bazen unutuyoruz.

Yerli malı demek sadece portakal, mandalina yemek değildir. Yerli malı; sabah giydiğin ayakkabıdan, sofraya koyduğun peynire, kullandığın kaleme kadar uzanan koca bir mesele. Kendi üreticini ayakta tutmak, esnafın kepenk kapatmamasını sağlamak, köydeki çiftçinin toprağını terk etmemesi demektir. Yani aslında mesele sadece ekonomi değil, mesele memleket meselesidir.

Bugün pazara gittiğimizde “ithal mi, yerli mi?” diye bakmadan alışveriş yapıyoruz. Ambalajı parlak olan, reklâmı bol olan daha cazip geliyor. Oysa biraz durup düşünsek; yerli ürünü tercih ettiğimizde o para yine bu topraklarda kalıyor. Çocuğun okul masrafına, gencin iş umuduna, esnafın siftahına dönüşüyor. Küçük gibi görünen tercihlerin aslında koca bir zinciri etkilediğini çoğu zaman fark etmiyoruz.

Yerli Malı Haftası’nın en güzel yanı çocuklara küçük yaşta bu bilinci aşılaması. Çocuk elindeki elmaya bakıyor, “Bu bizim bahçeden” diyor. İşte o cümle çok kıymetli. Aidiyet duygusu böyle başlıyor. Kendi ürettiğinle gurur duymayı öğrenen çocuk, büyüdüğünde de emeğe saygı duyar. İsraf etmez, değerini bilir.

Tabii yerli malını savunmak demek gözünü dünyaya kapatmak değildir. Kimse “Başka ülkelerden hiçbir şey almayalım” demiyor. Ama kendi imkânın varken başkasına muhtaç olmayı da kimse istemez. Dengeli olmak lazım. Önce kendi ürettiğini değerlendirmek, sonra eksik olana bakmak en doğrusu.

Bu hafta vesilesiyle biraz da kendimize bakalım. Alışveriş yaparken neye göre karar veriyoruz? Gerçekten ihtiyacımız olduğu için mi alıyoruz, yoksa alışkanlıkla mı? Yerli ürün daha ucuz, daha taze, daha ulaşılabilirken neden başka yerden geleni tercih ediyoruz? Bu soruları kendimize sormadan Yerli Malı Haftası sadece panolarda kalan bir süs olur.

Yerli malı aynı zamanda emektir. Tarlada güneşin altında çalışan çiftçinin alın teridir, atölyede sabaha kadar uğraşan ustanın yorgunluğudur. O emeği görmezden gelmek, aslında kendimizi görmezden gelmektir. Çünkü o emek olmasa bu memleket ayakta duramaz.

Kısacası Yerli Malı Haftası bir haftadan ibaret olmamalı. Yılın 52 haftasına yayılması gereken bir bilinçtir bu. Soframızda, dolabımızda, çarşıdaki tercihimizde kendini göstermelidir. Yerli malı kullanmak bir zorunluluk değil, bir tercihtir ama bu tercih memleketin yarınını doğrudan etkiler.

Bu hafta elimize bir elma alırken, bir dilim ekmek yerken bir kez daha düşünelim. Bu topraklar bize ne veriyor, biz bu topraklara ne katıyoruz? İşte Yerli Malı Haftası’nın asıl sorusu budur.

 

  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
Tüm Anketler
Sizce Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığını hangi parti adayı alır?
BİZİ TAKİP EDİN
  • HABER ARŞİVİ
    YUKARI